Süt üretiminin devamlılığı için ‘tedbir ve destek’ uyarısı

1 Haziran Dünya Süt Günü’nde açıklamalarda bulunun Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar ve Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği Derneği (SETBİR) Yönetim Kurulu Başkanı İsa Coşkun; üretimin devamlılığı için tedbirler alınması ve üreticilerin desteklenmesi gerektiğini ifade ettiler.

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar yazılı açıklamasında, “Süt fiyatlarını baskılamak yerine, yem fiyatları kontrol altına alınmalı, yetiştiriciye makul fiyatlardan kaba ve kesif yem temin etmenin yolu bulunmalıdır” dedi.

“YEM FİYATLARI KONTROL ALTINA ALINMALI”

Üreticileri küstürmeden üretimin devamlılığının sağlanması gerektiğini ifade eden Bayraktar, “Bunun için süt fiyatlarını baskılamak yerine, yem fiyatları kontrol altına alınmalı, yetiştiriciye makul fiyatlardan kaba ve kesif yem temin etmenin yolu bulunmalıdır. Süt fiyatının sahada üretici ile sanayici arasında belirlenmesine devam edilmelidir” değerlendirmesinde bulundu.

Bayraktar, üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak için en az 1,5 olarak belirlenen çiğ süt/yem paritesinde dengeyi sağlayacak tedbirler alınmasının önemine dikkati çekerek, yetiştiricinin, üretimden uzaklaşmaması için desteklenmesi gerektiğini bildirdi.

“DAHA FAZLA ÖNEM VERİLMESİ GEREKİYOR”

SETBİR Yönetim Kurulu Başkanı İsa Coşkun ise güçlü bir gıda güvenliği otoritesine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğunu belirterek, yeni dönemde güçlü bir ekonomik programın ortaya konulmasını beklediklerini, kısa, orta ve uzun vadeli geliştirilecek politikalarla tarım ve gıda sektörüne daha fazla önem verilmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin geçen yıl 21,6 milyon ton süt üretimiyle dünyada sekizinci, AB ülkeleri içinde Almanya ve Fransa’dan sonra üçüncü sırada yer aldığını vurgulayan Coşkun, işletmelerin yapısına bakıldığında genel olarak küçük ölçekli aile işletmelerinin çoğunlukta olduğunu belirtti.

TEŞVİK MODELLERİ GELİŞTİRİLMELİ

İşletme yapılarının değişmesinin kısa dönemde mümkün olmadığını, bu sebeple işletmelere uygun teşvik modelleri geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Coşkun şu açıklamalara yer verdi:

İşletmelerin sahip oldukları hayvan sayısına göre kapasiteleri gruplandırıldığında, her ne kadar son yıllarda orta ve büyük ölçekli işletmelerin sayısı artsa da kurulu süt işletmelerin yaklaşık yüzde 85’inin 20 başın altında kapasiteye sahip olduğu görülüyor. Küçük işletme yapılarında ölçek ekonomisi gibi nedenlerle verimlilik düşük, maliyetler yüksek olmaktadır. Dolayısıyla bu yapının değişmesi, kısa dönemde mümkün olmadığına göre bu işletmelere göre teşvik modelleri geliştirilmeli ve bu yapının değişmesi için uzun dönemli yapısal politika ve teşviklerin uygulanması gerekmektedir.

Coşkun, süt sektörünün sürdürülebilirliğinin sağlanması, yem üretim ve maliyet yönetiminin daha etkin şekilde yapılması, arz ve talep gelişmelerinin yakından takip edilerek arz talep dengesinin regüle edilmesi, çiğ süt kalitesinin artırılarak AB standartlarına getirilmesi, sektörde gıda güvenliğinin sağlanması ve kayıt dışılıkla etkin mücadele edilmesi önem taşıyan konular olduğunu aktardı.

PİYASA FİYATI ÇİĞ SÜT REFERANS FİYATININ ÜSTÜNDE

Sektörde yüksek fiyat artışlarının yaşandığı bu dönemde çiğ süt referans fiyatının sektör için çok büyük öneme sahip olduğunu belirten Coşkun, sözlerini şöyle tamamladı:

“Piyasada oluşan fiyat, 8,5 lira olarak açıklanan referans fiyatın çok üzerindedir. Bu nedenle sektörle ilgili tüm taraflardan oluşan Ulusal Süt Konseyinin belirlediği çiğ süt fiyatının eskiden olduğu gibi bir referans fiyat olma özelliğini taşıması beklentisi içerisindeyiz. Sektörlerimiz, ülkemizin geleceği, refahı ve kalkınması için özverili çalışmalarımızı sürdürecek, tüm bu süreçlerde şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da her türlü desteği vermeye devam edeceğiz.” (AA)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir