Her yıl 18 bin kadına meme kanseri tanısı konuluyor

Dünya Sağlık Örgütü 2004 yılında, meme kanseri farkındalığının vurgulanması amacıyla, ekim ayını “Meme Kanseri Farkındalık Ayı” olarak belirledi. Ayrıca 15 Ekim “Dünya Meme Sağlığı Günü”, 26 Ekim ise meme kanserini temsil eden “Pembe Kurdele Takma Günü” olarak tanımlandı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Radyasyon Onkolojisi klinik sorumlusu Prof. Dr. Evrim Metcalfe, kadınların fazla kilolu olmaktan sakınmaları gerektiğini belirtti.

Metcalfe, yeterli fiziksel aktivitede bulunmanın yanı sıra, alkol ve sigaradan kaçınmanın da meme kanserinden korunmada önemini vurgulayarak, 12 yaşından önce adet görmenin ve 55 yaşından daha geç menopoza girmenin de meme kanseri riskini arttırdığını ifade etti.

Ailede birinci derece yakınlarda meme kanseri öyküsünün olması, bazı kalıtsal genleri taşımak daha önce meme kanserine yakalanmış olmak gibi değiştirilemez faktörlere sahip kadınların meme kanseri tarama programlarından faydalanmak üzere, en yakın sağlık kuruluşundan danışmanlık almalarının gerekliliğini belirten Metcalfe, “Her 100 kadına karşılık, bir erkek bireyde de meme kanseri görülmektedir. Bu nedenle erkeklerin de bu konuda farkındalığını arttırmak gerekmektedir” değerlendirmesinde bulundu.

Prof. Dr. Evrim Metcalfe, memede ağrısız, zamanla büyüyen kitle, meme ucunda çekilme, tek taraflı meme ucundan akıntı, koltuk altında ele gelen kitle, meme cildinde portakal kabuğu görünümü, bir memenin tamamının veya bir kısmının şişmesi, meme veya meme ucunda ağrı varlığının meme kanserinin en sık belirtileri olduğuna dikkati çekti.

Erken tanı almanın hem tedavinin daha kolay şekillenmesine, hem de yaşam süresinin uzamasına katkı sağladığını aktaran Metcalfe, şunları kaydetti: “Meme kanseri tarama ve tanısında altın standart olan mamografi tetkikini 40-69 yaş aralığında tüm kadınlarımızın 2 yılda bir çektirmesini öneriyoruz. Kendi kendine meme muayenesinin ise, 20 yaşından itibaren kişinin her ay düzenli yapmasının erken tanıyı artırdığı unutulmamalıdır. Tedavi kararında tümörün boyutu, evresi, hormon ilişkisi, hastanın yaşı, menopoz durumu, eşlik eden hastalıkların durumu ve bir çok faktör etkilidir. Meme kanserinde cerrahi, ışın tedavisi (radyoterapi), hormonoterapi ve ilaç tedavisi (kemoterapi) gibi farklı tedavi seçenekleri birlikte kullanılmakta olup bu konuda uzmanlaşmış multidisipliner bir onkoloji ekibi tarafından tedavinin yönetimi çok önemlidir.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir