Hayatını kaybeden kedisini klonlattı! Görüntüsü aynıydı ama…

Kelly Anderson’ın kedisi Chai, 2017 Mart’ında beş yaşındayken beklenmedik bir şekilde yaşamını yitirdi. Bir ambalaj parçası yuttu ve bu parça bağırsaklarına takılınca acil ameliyata alındı. Operasyondan sonra kan pıhtısı gelişmesi sonucunda ise kurtarılamadı.

Hayatını, ‘ruh eşim’ diye tanımladığı kedisi ile paylaşan Kelly, onu kaybettiğinde yaşadığı acıyı şu sözlerle anlatıyor:

“Hayatımda hiç bu kadar bağırarak, hıçkırarak ağladığımı hatırlamıyorum. Bu çok erken ve beklenmedik bir vedaydı. O gün kalbimin bir parçası tam anlamıyla paramparça oldu. Onu kaybettikten sonra boş taşıma kutusu ve kırık bir kalple eve döndüm.”

Kelly, o anda kendini çok çaresiz hissetti. Yapabileceği hiçbir şey yoktu ya da o öyle düşünüyordu…

Chai’ı kaybettiği gerçeğini sindirmeye çalışırken, birden birkaç hafta önce arkadaşıyla evcil hayvanları klonlayan dünya çapındaki birkaç şirketten biri olan Teksas merkezli ViaGen Pets hakkında yaptığı konuşmayı hatırladı.

“Kederimle başa çıkmak için en sağlıklı yol kesinlikle bu değildi ama yine de bu fikir hayata devam etmemi sağladı” diyen Kelly sabahı zor etti ve hemen şirketi aradı.

Ertesi sabah veteriner, biyopsi yoluyla Chai’ın vücudundan cilt hücrelerini topladı ve Kelly de onları klonlama laboratuvarına gönderdi.

Belle (solda) ve Chai (sağda)

TAM DÖRT YIL SÜRDÜ, 25 BİN DOLAR ÖDEDİ

Chai’ın cansız bedeni bir gecede donduğu için işlem biraz zor görünüyordu. Laboratuvar 6 milyon hücre toplayabildi. Bu Belle’in hayatının başlangıcıydı…

Klonlama süreci, Chai’ın ölümünden yedi ay sonra, Ekim 2017’de başladı.

32 yaşındaki Kelly Anderson, kedisinin klonlanmasının dört yıl sürdüğünü ve şimdi Chai ile aynı DNA’yı taşıyan Belle adında yeni bir evcil hayvanı olduğunu söylüyor.

“Onu çok genç kaybettim. Bu yüzden öldüğünde arkadaşımla klonlama hakkında yaptığım konuşmayı hatırladım ve harekete geçtim” diyen Kelly, klonlama için 25 bin dolar harcadı. 

O BİR KLON AMA KESİNLİKLE FARKLI BİR CANLI

Klon kedi Belle, koyu mavi gözleri ve beyaz kabarık tüyleri ile neredeyse Chai’ın aynısı gibi görünüyor. Belle de tıpkı Chai gibi vücudunu Kelly’nin sırtına yaslayıp uyumayı çok seviyor. Bunun yanı sıra Belle, insanlarla oynamak, onları yalamak, yemek ile motive olmak ve sudan etkilenmek de dahil olmak üzere birçok kişilik özelliğini Chai ile paylaşıyor.

Ancak iki kedinin benzerlikleri burada bitiyor.

Zira klonlar, aynı genetik materyali taşısalar da aynı hayvan değiller. Sonuçta o hayvanı değerli bir dosta dönüştüren anı ve deneyimleri taşımıyorlar.

Bu aslında biraz telefonu sıfırlamaya benziyor; model ve teknoloji aynı olsa da tüm veriler silinmiş oluyor.

Klonlanmış kedisi Belle’ye, Chai’yi kaybettikten dört sene sonra kavuşan Kelly, “Beklediğime kesinlikle değdi. Onunla ilk tanıştığımda kucağıma aldım ve hemen uykuya daldı” diyor.

 

KLONLAMA SÜRECİ NASIL İŞLİYOR?

Illinois Üniversitesi’nde profesör olan CheMyong Jay Ko, klonlama sürecinin nispeten basit olduğunu söylüyor ve şöyle anlatıyor:

Evcil hayvanın dokusundan, genellikle de kulaktan veya karından birkaç hücre alınır.

Hücreler bir laboratuvarda, daha sonra DNA’yı çıkarmak üzere bir enzim karışımına yerleştirilir.

Ardından bilim insanları başka bir donör hayvandan döllenmemiş bir yumurta alırlar.

Bu yumurtanın çekirdeği, çok küçük bir iğne ile çıkarılır ve klonlanacak hayvanın hücrelerinin çekirdeği ile değiştirilir.

— Evcil hayvanın DNA’sını taşıyan yeni yumurta, genellikle bir rahimde bulunan besinlerin olduğu bir karışıma yerleştirilir ve bir taşıyıcı anneye yerleştirilecek embriyo haline gelene kadar kültürlenir.

— Her şey yolunda giderse, taşıyıcı annenin hamileliği sona erdiğinde bir klon doğar.

Dünyada ilk kez klonlama 1996’da ‘koyun Dolly’ ile yapılmıştı. O yıllardan beri klonlama konusunda tartışmalar devam ediyor. Uzmanlar, bilimsel ilerlemenin uygulamanın daha ticari hale gelmesine izin verdiğini ancak prosedürün kendisinin etik ikilemleri gündeme getirdiğini söylüyor.

 

Klonlamada en önemli sorun yüzde 100 başarı oranına sahip olmaması. Tüm gebelikler verimli olmayabiliyor ya da tüm embriyolar yaşayamayabiliyor. Bu da süreçte birkaç taşıyıcı ve yumurta donörü hayvanın kullanılabileceği anlamına geliyor.

CheMyong Jay Ko, klonlamanın doğal bir süreç olmadığı için embriyolarda düşüklere veya ölüme yol açan anormallikler olabileceğini söylüyor.

‘YENİ HAYVAN ÜZERİNDE HAKSIZ BİR BEKLENTİ OLUŞUYOR’

Columbia Üniversitesi’nde biyoetik yüksek lisans programı direktörü olan Robert Klitzman, insanların klonun ölen hayvanları ile aynı olacağı ve kendileriyle aynı duygusal ilişkiyi kuracağı gibi ‘saf’ bir fikre sahip olduğu belirterek, “Binlerce dolar ödeyip farklı bir geçmişe ve kişiliğe sahip olacak yeni bir hayvan klonlatabilirim ya da bir barınakta zor koşullarda yaşayan bir hayvanı sahiplenebilirim. Bunlar etik olarak da düşünülmesi gereken şeyler” diyor.

Klitzman, bir evcil hayvanı kaybetmenin oldukça yıkıcı olduğunu kabul etse de klonlamanın “kişinin kederini yaşamasına ve ardından başka bir varlıkla ilişki geliştirmesine izin vermeyebileceğini” söylüyor ve ekliyor:

“Klonu bir çeşit ikame olarak düşünmek yani ölenin yerine koymaya çalışmak, yeni hayvan üzerinde haksız bir beklenti oluşturuyor.”

Beş köpeği olan Anderson, Bell’in en iyi anlaştığı köpeğin Chai’ın da en sevdiği dostu olduğunu paylaşıyor.

‘ONUN BİR PARÇASINI TAŞIMAK İSTEDİĞİM İÇİN KLONLADIM’

Ancak Kelly Anderson, Belle’in hiçbir zaman ‘İkinci Chai’ olmasını beklemediğinin altını çiziyor ve “İnsanlara her zaman kedimi hayata döndürmek için değil, onun bir parçasını taşımak istediğim için klonladığımı söyledim. Kediler farklı olsalar bile, Belle yine de Chai’ın bir parçası. Ona sahip olmak, nasıl açıklayacağımı gerçekten bilmediğim bir şekilde rahatlatıcı” diyor.

Bir bakıma Belle, Chai’ın hiç yaşayamadığı hayatın tadını çıkarıyor. Zira Chai, yavru kedi olmanın keyfini asla çıkaramadı çünkü yaşamının ilk döneminde birçok hastalıktan mustaripti. Güzeller güzeli kedinin hayatının ilk beş ayı oyun oynamak ve sosyalleşmek yerine, tedavi olmakla geçti.

BİR DİĞER NEDEN İSE DEPRESYONUNA BİLE İYİ GELEN BAĞLILIĞI

Kelly’yi klonlamaya iten şey ise Chai’ın zor geçen hayatının yarıda kalmış olması ve bunun yanında hastalıklarının hiçbirinin genetik olmadığını gösteren testler oldu.

“Bu aslında biraz da ona ikinci şans vermekle ilgili” diyen Kelly, bir başka nedenin de depresyonla mücadele ettiği dönemde Chai’ın kendisine umut kaynağı olması ve ona derinden bağlanması olduğunu anlatıyor.

Kelly, “Bugün, Belle’in doğumuyla kalbimin büyük bir bölümünün tamir edildiğini söyleyebilirim. İnsanların klonlama, sürecin gerektirdikleri ve hayatıma etkileri hakkında daha fazla bilgi edinmelerine yardımcı olmanın önemli olduğunu düşünüyorum. Amacım, hikayemin evcil hayvan klonlama konusunda meraklı ve açık fikirli olanlara umut ve bilgi vermesi” diyor.

Kelly Anderson ve Belle

MALİYET YÜKSEK, İNSANLAR KLONLAMA İÇİN DEĞERLİ EŞYALARINI SATIYOR

Aynı bağlılık, ABD’li şarkıcı Barbra Streisand de dahil olmak üzere pek çok insanı evcil hayvanlarını klonlamaya teşvik etti. Hatta klonlama işleminin yüksek maliyeti sebebiyle araçlarını ya da ellerindeki değerleri eşyaları satmak gibi yöntemlere başvuranlar dahi var.

ViaGen Pets, köpekleri 50.000, kedileri ise 35.000 dolara klonluyor. Şirket, henüz kararsız olanlara ise toplam klonlama maliyetine dahil olan 1600 dolar karşılığında evcil hayvanın hücrelerini korumayı ve saklamayı teklif ediyor.

 

ViaGen, 2002 yılında kuruldu. O yıl hayvan DNA’sını korumaya ve saklamaya başladılar ancak köpekleri ve kedileri klonlama çalışmalarını 2015 yılına kadar hayata geçirmediler.

Şirketin müşteri hizmetleri müdürü Melain Rodriguez, evcil hayvanlarının DNA’sını korumaya aldıran müşterilerin yaklaşık yüzde 10’unun nihayetinde klonlama işlemine başladığını söylüyor. Hücreleri korumaya aldıran diğer yüzde 90’lık kısım ise kararsızlığını sürdürüyor. Öte yandan hücreler için bir “son kullanım tarihi” de bulunmuyor.

Rodriguez, “17 yıl boyunca hayvanının hücrelerini depolayan ve şimdi klonlatan müşterilerimiz dahi var. Düşünsenize, 25 yıl önce yaşayan köpeğinizin DNA’sından gelen yeni bir köpeğiniz var. Bu gerçekten inanılmaz bir şey” ifadelerini kullanıyor.

Şirket, şimdiye kadar kaç klon yaptığını açıklamıyor ama Rodriguez “Yüzlerce” diyor ve yıllar geçtikçe bu işlemin daha da popüler hale geleceğini iddia ediyor.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.